Çocukluk çağında fazla kiloluluk: Nedir ve nasıl önlenebilir?

hızlı yemek yemek


Dünya Sağlık Örgütü’ ne göre dünya genelinde 5 yaş altı yaklaşık 41 milyon çocuk fazla kilolu (1). Çocukluk döneminde fazla kiloluluk gelecekte birçok sağlık sorununa da temel hazırlıyor. Peki çocukluk çağında fazla kilonun nedenleri nedir? Önlemek için neler yapılabilir?

Çocukluk çağında fazla kiloluluk son yıllarda küresel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010 verilerine göre ise ülkemizde 6-18 yaş grubu çocukların %14.3’ü fazla kilolu, %8.2’si ise şişman olarak saptanmıştır (2).

Fazla kiloluluk nedir, nasıl saptanır?

Fazla kiloluluk basitçe, vücutta, aşırı ve sağlığı tehdit edecek düzeyde, anormal yağ dokusu artışı olarak tanımlanıyor. Fazla kiloluluk beden kütle indeksine (BKİ) göre değerlendiriliyor. BKİ ise vücut ağırlığının yani kilonun, metre cinsinden boy uzunluğuna bölünmesi (kg/m2) ile hesaplanıyor. Dünya Sağlık Örgütü yetişkinlerde, BKİ’nin 25-30 arasında olmasını kiloluluk, 30’un üzerinde olmasını ise fazla kiloluluk olarak tanımlıyor (3).

BKİ yöntemi çocuklarda da fazla kiloluluğu saptamak için kullanılabiliyor. Ancak çocuklarda yetişkinlerden farklı olarak bir yandan büyüme de devam ettiği için, yaşa ve cinsiyete göre vücut ağırlığını değerlendirmek üzere erkek ve kız çocuklar için ayrı ayrı hesaplanmış, standart büyüme eğrileri kullanılıyor.

Çocukluk çağında fazla kiloya yol açan etmenler nelerdir?

Çocukluk çağında fazla kiloyu tek bir nedene bağlamak mümkün değildir. Alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması yani enerji dengesizliği başlıca etmen olarak gösterilebilir. Annelerin gebelikten önce, gebelik sırasında ve emziklilik dönemindeki beslenme ve yaşam tarzları, çocukluk çağında fazla kiloluluk riskinde önemli rol oynayabilir

Örneğin, fazla kilolu anne adaylarının çocuklarında da fazla kilo görülme riski yüksektir. Çünkü gebelik döneminde fazla kilo, fetüsü artmış besin öğelerine ve değişen hormon seviyelerine maruz bırakır. Bu da fetüsün vücut kompozisyonunu, büyümesini ve iştahını etkileyebilir (4).Yani fazla kilolu annelerin bebeklerinin ileriki yaşamda kilolu veya fazla kilolu olma riskleri de daha fazladır (5). Anne sütünün, ileride fazla kilolu olma riskini azaltabileceği bildirilmektedir. (6,7,8). Anne sütü alan bebeklerde fazla kiloluluk görülme riskinin, anne sütü alamadığı için veya başka nedenlere bağlı olarak mama ile beslenen bebeklerden daha düşük olduğu belirtilmektedir (9).

Çocukların beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı fazla kiloluluğun gelişmesinde önemli rol oynamaktadır.

Günlük enerji alımının sürekli yüksek olması, vücut ağırlığının artmasına neden olur (10). Porsiyonların büyüklüğü, besinlerin nasıl hazırlandığı ve pişirildiği ve besin seçimi günlük enerji alımını etkiler (11,12). Kahvaltıyı atlamak, iştah kontrolünün bozulmasına ve gün içinde daha fazla yiyecek ve içecek tüketilmesine yol açabilir. Kahvaltı ayrıca metabolizmanın çalışmasına da destek olur. Aktif yaşam enerji harcamasını arttırarak enerji dengesinin sağlanmasına yardımcı olur(12). Kentleşme özellikle büyük şehirlerde yaşayan çocukların zamanlarının büyük bölümünü bilgisayar, tablet gibi teknolojik aletler ve ekran başında geçirmesine neden olmuştur. Uyku düzensizliği de fazla kiloluluk riskini arttırabiliyor (10,13). Geç kalkmak gün içinde tüketilen öğün sayısını değiştirebiliyor, özellikle kahvaltıyı atlamaya yol açabiliyor ve aktiviteyi azaltıyor, geç yatmak ise geç saatlere kadar süren besin tüketimine neden olabiliyor. Uyku süresince salgılanan bazı hormonlar büyüme ve iştah üzerinde de etkili olduğu için, büyüme ve vücut ağırlığı da etkilenebiliyor. Çocuklarda görülebilen çeşitli hormonal veya psikolojik sorunlar da yeme davranışını ve yeme alışkanlıklarını etkileyebilir. Anne ve babalar çocuklarının yeme davranışını etkileyen bir sağlık sorununun olup olmadığı konusunda da farkında olmalıdır. (15).

Çocukluk çağında fazla kiloluluk nasıl önlenebilir?

Beslenme ve yaşam tarzı değişikliği çocukluk çağında fazla kiloluluğun önlenmesinde önemli rol oynar. Çocuğun yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıkları ile aktiviteyi bir yaşam tarzı haline getirmesi önemlidir. Bu davranışların gelişmesinde anne ve babalara önemli görevler düşüyor. Çocuklar beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarında anne ve babaların davranışlarını örnek alıyor.

• Sağlığın temellerinin anne karnında atıldığı, annenin beslenmesinin çocuğun ileri yaş sağlığında rol oynayabileceği unutulmamalıdır.

• Eğer engel olan bir sağlık sorunu yoksa bebekler ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmeli, sonrasında da uygun ek besinlere devam edilmelidir.

• Çocuklar yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivite düzeylerine uygun olarak, yeterli ve dengeli beslenmelidir. Besin çeşitliği sağlanmalıdır. Çocuklar her gün süt ve süt ürünleri, yumurta, et-balık-tavuk, ekmek ve tahılları, meyve ve sebzeleri mutlaka tüketmelidir.

• Ekran karşısında geçen süre günde 2 saatten fazla olmamalıdır, çocuklar aktivite ve egzersize özendirilmelidir.

• Çocuklar güne mutlaka kahvaltı ile başlamalıdır.

• Aile besin seçimi, aktif yaşam ve öğün düzeni açısından çocuklara örnek olmalıdır

• Çocuklar düzenli uyumalı ve büyüme hormonunun salgıladığı saatlerde yataklarında olmalıdır.

Kaynaklar

1. WorldHealthOrganization.Obesity.(Haziran,2018) http://www.wpro.who.int/mediacentre/factsheets/obesity/en/
2. Türkiye Beslenme Ve Sağlık Araştırması (TBSA) 2010
3. Speiser PW, et al. (2005). Childhood Obesity. The Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism 90(3):1871–1887.
4. Zhang S, et al. (2011) Maternal obesity and the early origins of childhood obesity: Weighing up the benefits and costs of maternal weight loss in the periconceptional period for the offspring. Experimental Diabetes Research. doi:10.1155/2011/585749
5. Dixon B, Peña M & Taveras E (2012). Lifecourse approach to racial / ethnic disparities in childhood obesity. Advances in Nutrition 3(1):73–82.
6. Ness AR (2004). The Avon Longitudinal Study of Parents and Children (ALSPAC) - A resource for the study of the environmental determinants of childhood obesity. European Journal of Endocrinology 151(3):125–129.
7. Pearce J, Taylor MA & Langley-Evans SC (2013). Timing of the introduction of complementary feeding and risk of childhood obesity: a systematic review. International Journal of Obesity 37(10):1295–1306. 18.
8. Arenz S, et al. (2004). Breast-feeding and childhood obesity--a systematic review. International Journal of Obesity 28(10):1247–1256.
9. Pearce J & Langley-Evans SC (2013). The types of food introduced during complementary feeding and risk of childhood obesity: a systematic review. International Journal of Obesity 37(4):477–485. 20.
10. Scientific Advisory Committee on Nutrition (2015). Carbohydrates and Health. London: TSO.
11. Rosenkranz RR & Dzewaltowski DA (2008). Model of the home food environment pertaining to childhood obesity. Nutrition Reviews 66(3):123–140.
12. Biro FM & Wien M (2010). Childhood obesity and adult morbidities. American Journal of Clinical Nutrition 91(1):1499–1505.
13. Gundersen C, et al. (2011). Linking psychosocial stressors and childhood obesity. Obesity Reviews 12(501):54–63. 33.
14. Must A & Parisi S (2009). Sedentary behavior and sleep: paradoxical effects in association with childhood obesity. International Journal of Obesity 33(1):82–86.
15. Puder JJ & Munsch S (2010). Psychological correlates of childhood obesity. International Journal of Obesity 34(2):37–43.